"2020 Yılı Mali Tatil Uygulamaları"

Konu:"2020 Yılı Mali Tatil Uygulamaları"

5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesi gereği 2020 yılında 01.07.2020 – 20.07.2020 tarihleri arası mali tatildir. Mali tatil uygulamasına ilişkin açıklamalar; Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yayınlanan “1 sıra no.lu Mali Tatil Uygulaması Hakkında Genel Tebliğ” ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nca yayınlanan “5604 Sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun’un 2’nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Tebliğ” ile yapılmıştır.

1- MALİ TATİLİN UYGULANACAĞI TARİHLER

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, “Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) mali tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, mali tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar.” hükmü yer almaktadır. 2020 yılında mali tatil 01 Temmuz 2020 Çarşamba günü başlayacak ve 20 Temmuz 2020 Pazartesi günü sona erecektir.

2- MALİ TATİL KAPSAMINDA OLMAYAN SÜRELER

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (7) numaralı fıkrasında, “özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi ile 1 Gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh ve/veya tahsil edilen vergi, resim ve harçlarla ilgili olarak mali tatil uygulanmaz”, hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu fıkra hükmüne göre, özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi ile gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh ve/veya tahsil edilen (ithalde alınan katma değer vergisi, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi gibi) vergi, resim ve harçlar hakkında mali tatil uygulanmayacaktır.

Ayrıca, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintilerine ilişkin olarak verilmesi gereken bildirimlerin verilme ve ödeme süreleri de mali tatil nedeniyle uzamayacaktır. Diğer taraftan, özel kanunlarında ödeme süreleri tespit edilmemiş amme alacaklarının ödeme sürelerinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tayin edilmesi ve tayin edilen sürelerin de mali tatile rastlaması halinde bu alacaklar için belirlenen ödeme sürelerinin, mali tatil nedeniyle uzaması söz konusu olmayacaktır. 

3- MALİ TATİL NEDENİYLE UZAYAN SÜRELER

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre, son günü mali tatile rastlayan aşağıda belirtilen süreler, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. 3.1- Beyana dayalı tarhiyatta, kanuni süresinde verilmesi gereken beyannamelerin verilme süreleri Sirkülerimizin 9. maddesinde yer verilen beyan ve bildirimler hariç olmak üzere; beyanname verme süresinin son günü mali tatil süresi içerisinde (01.07.2020 – 20.07.2020) kalan vergi, resim ve harçlara ilişkin beyannamelerin verilme süreleri, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacaktır.

Buna göre 2020 yılı için, mali tatil 1 Temmuz 2020 tarihinde başlayıp 20 Temmuz 2020 tarihinde sona ereceğinden, söz konusu beyannamelerin verilme sürelerinin son günü 27 Temmuz 2020 – Pazartesi günü olacaktır. Diğer taraftan, mükelleflerin mali tatil süresinin sonunu beklemeden beyannamelerini vermeleri de mümkündür. Bu düzenlemeye özel hesap dönemine tabi olup beyanname verme süresi mali tatil süresi içinde olan mükellefler de dahildir.

Örneğin: Özel hesap dönemi 31 Mayıs 2020 günü biten bir mükellefin 4. dönem geçici vergi beyannamesini en geç 17 Temmuz 2020 Cuma günü vermesi gerekmektedir. Bu mükellef eğer isterse mali tatil hükümlerinden yararlanarak geçici vergi beyannamesini 27 Temmuz 2020 günü verebilir.

Eğer bir vergi tahakkuk etmiş ise bu vergiyi 28 Temmuz – Salı günü akşamına kadar ödeyecektir. 2 Danıştay 7. Dairesi tarafından, (1) Seri No.lı Mali Tatil Uygulaması Hakkında Genel Tebliğin “Diğer Hususlar” başlıklı 10. bölümünün kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannameler üzerinden tarh ve tahakkuk eden vergilerin ödeme sürelerinin mali tatil sebebiyle uzamasının mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının hukuken yok hükmünde olduğu ifade edilmişti. Danıştay 7. Dairesinin bu kararı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu nezdinde temyiz edilmişti.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 13.11.2013 tarihli ve Esas No: 2012/262, Karar No: 2013/512 sayılı kararıyla Gelir İdaresi Başkanlığı’nın temyiz talebi reddedilmiş, Başkanlığın bu kararın düzeltilmesine ilişkin talebi de anılan Kurulun 28.05.2014 tarihli ve Esas No:2014/351, Karar No: 2014/526 sayılı kararıyla reddedilmişti. 

Buna göre, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin ödeme süreleri mali tatil kapsamına dâhil olmaktadır. Bu gelişmeyle ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yayınlanan 20.08.2014 tarihli duyuruya dair 22.08.2014 tarih ve 2014/153 sayılı sirkülerimiz yayınlanmıştı.

3.2- İkmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatta, vadesi mali tatile rastlayan vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları ve gecikme faizlerinin ödeme süresi

Vergi Usul Kanunu’nun 112. maddesine göre; ikmalen, re’sen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir.

İkmalen, re'sen veya idarece yapılan ve yargı organlarına intikal etmiş olan tarhiyatlarda ise yargı organlarınca tasdik veya tadilen tasdik edilen tutarların ödeme süresi, “Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi (Bildirim)”nin mükellefe tebliğ tarihinden itibaren bir aydır. 5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendine göre, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyata ilişkin olup vadesi mali tatile rastlayan vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları ve gecikme faizlerinin ödeme süresi, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. (yukarıda da açıklandığı gibi son gün 27 Temmuz 2020 Pazartesi olmaktadır).

3.3- Tarh edilen vergilere ve/veya kesilen cezalara karşı uzlaşma talep etme veya cezada indirim hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapılacak başvurulara ilişkin süreler

İkmalen, re'sen veya idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin uzlaşma talep etme veya cezada indirim talebinde bulunma süresi, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür.

Başvuru süresinin son gününün mali tatile rastlaması halinde söz konusu süre, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. (yukarıda da açıklandığı gibi son gün 27 Temmuz 2020 Pazartesi olmaktadır). Dileyen mükelleflerin, adlarına tarh edilen vergi ve kesilen cezalara karşı mali tatil süresi içinde de uzlaşma veya cezada indirim talebinde bulunabilmesi mümkündür.

3.4- Devamlı bilgi verme hükümleri kapsamında verilmesi gereken bilgilerin verilmesine ilişkin süreler

Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzel kişilerden Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca yapılan düzenlemeler çerçevesinde veya re'sen, vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca veya vergi dairesince devamlı bilgi verme çerçevesinde (V.U.K. Madde 149) istenecek bilgilerin verilmesine ilişkin sürenin son günü mali tatile rastlaması halinde anılan süre, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. 2020 yılı için bu süre 27.07.2020 Pazartesi günüdür.

4- MALİ TATİL NEDENİYLE İŞLEMEYEN SÜRELER

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, "Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirli sürelerde yapılması gereken muhasebe kayıt süreleri, bildirim süreleri ve vergiyle ilgili işlemlere ilişkin dava açma süreleri mali tatil süresince işlemez. Belirtilen süreler mali tatilin bitiminden itibaren tekrar işlemeye başlar." hükmüne yer verilmiş olup, bu hükmün uygulanmasına ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır.

4.1- Muhasebe kayıt süreleri

Vergi Usul Kanunu’nun 219. maddesinde muamelelerin defterlere kayıt zamanı belirlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu kayıt sürelerinin mali tatile rastlaması halinde ise süre, mali tatil süresince işlemeyecektir.

4.2- Bildirme süreleri

Bildirmeler, Vergi Usul Kanunu’nun 153 ila 170. maddeleri arasında düzenlenmiş ve Kanunun 168. maddesinde de bildirmelerin hangi süreler içinde yapılacağı belirlenmiştir. Bildirim sürelerinin mali tatile rastlaması halinde ise süre, mali tatil süresince işlemeyecektir. 4.3- Dava açma süreleri İkmalen, re'sen veya idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin dava açma süresi, tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür. Dava açma süresinin mali tatile rastlaması halinde süre, mali tatil süresince işlemeyecektir. Mali tatil nedeniyle uzayan dava açma süresinin son gününün 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu Madde 61/1 uyarınca çalışmaya ara verme süresine rastlaması durumunda ise dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü izleyen günden itibaren yedi gün uzayacaktır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Çalışmaya ara verme” başlıklı 61/1. maddesinin ilk cümlesi 26.08.2011 tarih ve 28037 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 650 sayılı KHK ile değiştirilmiştir. 

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Adli tatil” başlıklı 102. maddesi de yukarıdaki düzenleme ile paralel olacak şekilde değiştirilmiştir: “Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuzbir ağustosta sona erer. Yeni adli yıl bir eylülde başlar.” 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun kapsamı kanunun (1.) maddesinde “Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu kanunda gösterilen usullere tabidir.” şeklinde açıklanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 8/3. maddesine göre, “Bu Kanun’da yazılı sürelerin bitmesi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa bu süreler, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren 7 gün uzamış sayılır.” Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayınlanan tebliğde (eski adli tatil süresine istinaden) aşağıdaki örnek verilmişti:

“Yapılan ikmalen tarhiyat sonucu düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin 18 Haziran 2007 tarihinde mükellefe tebliğ edilmesi durumunda, söz konusu tarhiyata karşı dava açma süresi 18 Temmuz 2007 tarihinde sona erecektir. Ancak, 2007 yılı için mali tatil 3 Temmuz 2007 tarihinde başladığından, söz konusu sürenin mali tatile rastlayan 16 günlük kısmı işlemeyecek ve dava açma süresi mali tatilin sona erdiği tarihten itibaren 16 gün uzamak suretiyle 5 Ağustos 2007 tarihi mesai saati bitiminde sona erecektir.

5 Ağustos 2007 tarihinin de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca çalışmaya ara verme süresine rastlaması nedeniyle dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü (5 Eylül 2007) izleyen günden itibaren yedi gün uzayacak ve söz konusu sürenin son günü 12 Eylül 2007 tarihi olacaktır.” Güncel bir örneği aşağıdaki şekilde verebiliriz:

Örnek: Yapılan ikmalen tarhiyat sonucu düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin 18 Haziran 2020 Perşembe günü mükellefe tebliğ edilmesi durumunda, söz konusu tarhiyata karşı dava açma süresi (18 Temmuz Cumartesi gününe denk geldiği için) 20 Temmuz Pazartesi günü sona erecektir.

Ancak, 1 Temmuz – 20 Temmuz 2020 döneminin mali tatil olması sebebiyle, söz konusu sürenin mali tatile rastlayan 20 günlük kısmı işlemeyecek ve dava açma süresi mali tatilin sona erdiği tarihten itibaren 20 gün uzamak suretiyle (9 Ağustos 2020 tarihi Pazar gününe denk geldiği için) 10 Ağustos Pazartesi gününe denk gelecektir.

10 Ağustos 2020 Pazartesi tarihi ise İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca çalışmaya ara verme süresine (Adli Tatil: 20 Temmuz – 31 Ağustos tarihleri arasına) rastlaması nedeniyle dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü izleyen günden itibaren (1 Eylül gününden itibaren; 1 Eylül dahil) 7 gün uzayacak ve dava açma süresinin son günü 7 Eylül 2020 Pazartesi günü olacaktır.

Davanın en geç 7 Eylül günü mesai saati sonuna kadar açılmış olması gerekecektir. Aksi takdirde dava açma hakkı kaybedilmiş olacaktır.

Tavsiyemiz, bu gibi teknik sorunlar ile karşılaşmamak için dava açma hakkının mali tatil süresi içinde olsa dahi en kısa zamanda kullanılmasıdır. Bölge İdare Mahkemesi, İstinaf Mahkemesi ya da Danıştay’da Temyiz Edilecek Davalarda Mali Tatil Nedeniyle Süre Uzaması Olmayacaktır Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus; mali tatil nedeniyle uzayan sürenin dava açma süresi olmasıdır. Kanunda, mali tatil nedeniyle vergi yargısına ait istinaf, temyiz yahut itiraz sürelerinin de uzayacağı yönünde bir hükme yer verilmemiştir.

Danıştay 3. Dairesi tarafından mali tatilde temyiz ve itiraz sürelerinin işlemeye devam edeceğine, mali tatilin temyiz ve itiraz sürelerini uzatmayacağına karar verilmiştir (Danıştay 3. Dairesi’nin 30.9.2009 tarih ve E: 2009/4122, K: 2009/2814 sayılı, 23.2.2009 tarih ve E: 2007/3182, K:2009/461 sayılı kararları).

5- MALİ TATİL SÜRESİNCE DEFTER VE BELGELERİN İBRAZI, VERGİ İNCELEMESİNE BAŞLAMA

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (4) numaralı fıkrasında, “Mahkeme kararı veya Cumhuriyet Savcılıklarının talebi üzerine ya da Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılan aramalı incelemeler hariç olmak üzere, mali tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazı talep edilemez, mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmaz.” hükmüne yer verildiğinden, mali tatil süresince (fıkrada yer alan haller dışında) mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmayacak ve inceleme amacıyla defter ve belgelerin bu süre içinde ibrazı istenilmeyecektir.

Mali tatil süresinden önce başlanılmış olan bir incelemeye bu süreden önce ibraz edilen defterbelge üzerinde devam edilebilecek; ancak, bu süre zarfında mükelleften ilave defter, belge ve bilgi talep edilemeyecek, mükellef veya vergi sorumlusu, inceleme sonucunda yapılacak tespitlerin yer aldığı tutanağı imzalamaya davet edilemeyecektir.

6- MALİ TATİL SÜRESİNCE BİLGİ İSTEME VE TEBLİGAT İŞLEMLERİ

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (5) numaralı fıkrasında, “Tatil süresince, vergi ve ceza ihbarnameleri ile mahsup taleplerine yönelik olanlar hariç, bilgi isteme talepleri mükelleflere, vergi ve ceza sorumlularına bildirilmez. Ancak tatil süresi içinde gerçekleşen tebligat işlemlerinde süre, mali tatilin son gününden itibaren işlemeye başlar.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu fıkra hükmüne göre vergi/ceza ihbarnameleri, mali tatil süresi içinde mükellefler ile vergi ve ceza sorumlularına bildirilmeyecek; tatil süresi içinde gerçekleşen tebligat işlemlerinde ise süre mali tatil süresince işlemeyecektir.

İkmalen, re'sen veya idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin kendilerine tanınan yasal haklardan (dava açma, cezada indirim ve uzlaşma talep etme) herhangi birini kullanma süresi bu tarhiyatlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün olup, tebligatın mali tatil süresi içinde yapılması halinde süre, mali tatilin son gününden itibaren işlemeye başlayacaktır.

7- MALİ TATİLİN SONA ERDİĞİ GÜNÜ İZLEYEN BEŞ GÜN İÇİNDE BİTEN KANUNİ VE İDARİ SÜRELER

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, “Mali tatilin sona erdiği günü izleyen beş 4 gün içinde biten bu madde kapsamındaki kanuni ve idari süreler, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren beşinci 5 günün mesai saati bitiminde sona ermiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Söz konusu fıkra hükmüne göre, mali tatilin sona erdiği günü izleyen beş gün içinde (21 Temmuz ilâ 25 Temmuz tarihleri arası) biten kanuni ve idari süreler, tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren beşinci günün mesai saati bitiminde sona erecektir.

8- BEYANNAME VERME SÜRESİ MALİ TATİL NEDENİYLE UZAMIŞ OLAN VERGİLERDE ÖDEME SÜRESİ

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (8) numaralı fıkrasında, “Beyana dayanan ve beyanname verme süresi mali tatil nedeniyle uzamış olan vergilerde ödeme süresi (aynı ay içerisinde kalmak kaydıyla), uzayan beyanname verme süresinin son gününü izleyen günün 6 mesai saati bitimine kadar uzamış sayılır” hükmüne yer verilmiştir.

Beyanname verme süresinin son günü mali tatil süresine (1 – 20 Temmuz 2020) rastlayan vergilerde, beyannamelerin verilme süresi 2020 yılı için 27 Temmuz – Pazartesi gününe uzamış sayılacaktır. Beyan süresi mali tatilin son gününü izleyen beş güne (21 – 25 Temmuz) rastlayan vergilerde ise beyanname verme süresi (25 Temmuz günü Cumartesi gününe denk geldiği için) 27 Temmuz Pazartesi gününe uzamış sayılacaktır. Bu beyanlar üzerine tahakkuk edecek vergilerin ise uzayan beyanname verme süresinin son gününü izleyen günün sonuna kadar (2020 yılında 28 Temmuz günü sonuna kadar) ödenmiş olması gerekecektir. 

İlgili kanunlarına göre Temmuz ayında verilmesi icap eden ve verilme süreleri mali tatile rastlayan beyannameler için dileyen mükellef ve sorumluların mali tatil süresi içerisinde de beyanname vermeleri imkân dâhilindedir. Bu şekilde verilen beyannamelere göre tahakkuk eden vergilerin, en geç 5604 sayılı Kanuna göre belirlenen sürelerde ödenmesi gerekmekle birlikte, istenirse söz konusu sürelerden önce ödenebileceği de tabiidir.

8.1. 518 Sıra No.lı VUK Genel Tebliği Mücbir Sebep Hali Kapsamında Görülen Mükellefler

Bilindiği üzere, 518 Sıra No.lı VUK Genel Tebliği ile mücbir sebep hali kapsamında görülen mükellefler Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ait KDV ve muhtasar beyannamelerini en geç 27 Temmuz Pazartesi günü verecekler, bu beyanları üzerine tahakkuk edecek vergileri ile altışar ay sonra (27 Ekim, 27 Kasım ve 28 Aralık) ödeyeceklerdir.

Dolayısıyla, söz konusu mükelleflerin ertelenen beyanname verme ve ödeme yükümlülükleri açısından Mali Tatil Kanunu kapsamında herhangi bir işlem olmayacaktır. 9- MALİ TATİL NEDENİYLE UZAMAYACAK SÜRELER Aşağıda belirtilen sürelerin mali tatil nedeniyle uzaması söz konusu olmayacaktır.

a) İcra yoluyla yapılan satışlarda katma değer vergisi uygulamasına yönelik (5) No.lı Katma Değer Vergisi Beyannamesinin verilme ve ödeme süresi,

b) Sürekli beyanname vermek zorunda olanlar dışındaki resmi kuruluşlar tarafından müzayede mahallerindeki satışlar dolayısıyla tahsil edilen katma değer vergisinin, mülga 15 Seri No.lı KDV Genel Tebliğinin (I) bölümünde (1.5.2014 tarihinde yürürlüğe giren KDV Genel Uygulama Tebliğinin ise I/B.6.1 numaralı bölümünde) belirtilen ödeme süresi,

c) 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 118. maddesine göre noterler tarafından tahsil edilen damga vergisi ve harç bedellerinin anılan kanunun 119. maddesi uyarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesine ilişkin olarak verilecek beyannameler ile süreksiz yükümlülük şeklinde değerlendirilen ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre verilen (1), (2) ve (4) No.lı Beyannamelerin verilme ve ödeme süreleri,

ç) Kaynak kullanımını destekleme fonu kesintilerine ilişkin olarak verilmesi gereken bildirimlerin verilme ve ödeme süreleri. Diğer taraftan, özel kanunlarında ödeme süreleri tespit edilmemiş amme alacaklarının ödeme sürelerinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tayin edilmesi ve tayin edilen sürelerin de mali tatile rastlaması halinde bu alacaklar için belirlenen ödeme sürelerinin, mali tatil nedeniyle uzaması söz konusu olmayacaktır.

Sirkülerimizin yukarıda (3.1) numaralı bölümünde de izah ettiğimiz üzere, kanuni süresinden sonra kendiliğinden veya pişmanlık talepli olarak verilen beyannamelerin ödeme süreleri de mali tatil hükümleri kapsamındadır.

10- MALİ TATİLİN İŞ KANUNU İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU KAPSAMINDAKİ BEYAN, BİLDİRİM VE ÖDEMELERE ETKİSİ

2821 sayılı Sendikalar Kanunu, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve GSS Kanunu’na göre; işverenlerce yapılması gereken, iş kazası ve meslek hastalığı bildirimleri dışında kalan, beyan, bildirim ve ödemelerin (örneğin: işyeri bildirgesi, sigortalı işe giriş bildirgesi, aylık prim ve hizmet belgesi verilmesi ve ödenmesi, idari para cezalarına itiraz ve ödeme…v.d.) son günleri mali tatile rastlarsa, bu bildirim, beyan ve ödemelere ait süreler mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacak, söz konusu süreler mali tatilin bitimini takip eden beş gün içine denk gelirse bu süreler mali tatilin bittiği günü izleyen günden itibaren beşinci günün sonuna uzamış sayılacaktır. Konu hakkında daha detaylı açıklamaların yer aldığı tebliğ sirkülerimiz ekindedir.

Aylık prim ve hizmet belgelerinin (e-bildirge) gönderilme süresi Bu konuda özellikle değinmek istediğimiz husus, her ayın 23. günü akşamına kadar verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin beyan süresinin Mali Tatil kapsamına girip girmediği tartışmasıdır.

Sirkülerimiz ekinde yer verdiğimiz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Tebliği 506 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde yayınlanmış bir tebliğ olup, o dönemde özel sektör işverenlerince aylık bildirgeler takip eden ayın sonuna kadar verilebilmekteydi. 5510 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemeler sonrasında ise 01.10.2008 tarihinden itibaren aylık prim ve hizmet bildirgesinin beyan tarihi her ayın 23’ü olarak değişmiştir.

5604 sayılı Kanunun 1. maddesinin (6) numaralı fıkrasında, “Mali tatilin sona erdiği günü izleyen beş gün içinde biten bu madde kapsamındaki kanuni ve idari süreler, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren beşinci günün mesai saati bitiminde sona ermiş sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. Kanunun lafzına bakıldığında mali tatilin son gününü (20 Temmuz) izleyen 5 günlük süre (25 Temmuz’a kadar) içine denk gelen aylık prim ve hizmet bildirgesi normal beyan tarihi 23 Temmuz olup, bize göre Temmuz ayının 25. gününe uzamalıdır.

Mali Tatil Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten bu yana yayınlanan tüm sirkülerlerimizde SGK tarafından yayınlanan duyurulara, SGK ünitelerine ya da ilgili bazı kuruluşlara gönderilen bazı yazılara yer verilmiştir.

Tüm bu duyuru ve yazılarda aylık prim ve hizmet belgesinin de mali tatil uygulaması kapsamında olduğu SGK tarafından da açıklanmıştır. Son olarak yine SGK Başkanlığı Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü tarafından “Mali Tatil” konulu 03/07/2019 tarihli ve 24010506-010.07.01-E.9656640 sayılı Genel Yazı ile 2019 yılına dair açıklama yapılmış, aylık prim ve hizmet belgelerinin verilme süresinin Mali Tatil kapsamında olduğu, ödeme sürelerinde ise değişiklik olmayacağı açıklanmıştır.

Yukarıda yer verdiğimiz açıklamalar kapsamında, Haziran/2020 dönemine ilişkin aylık prim ve hizmet belgesinin 27 Temmuz 2020 tarihine kadar e-Sigorta kanalıyla Sosyal Güvenlik Kurumu’na gönderilmesinin mümkün olduğu kanaatindeyiz. Bununla birlikte, konu hakkında yasal bir düzenleme yapılmadığından, SGK tarafından ise (her sene duyuru yayınlamak yerine) kalıcı bir düzenleme/duyuru yayınlanmadığından, risk alınmaması için tavsiyemiz, Haziran 2020 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgesinin normal yasal süresi içinde (23 Temmuz 2020 günü sonuna kadar) verilmesidir. Her ne kadar 2008 yılından bu güne aradan geçen yıllar içinde SGK tarafından hemen her sene yayınlanan duyurular ile aylık prim ve hizmet belgesinin verilme süresinin mali tatil kapsamında olduğuna dair uygulamada karine oluşmuştur denilebilse de ve diğer taraftan bu konu hakkında yayınlanan makaleler ile bazı kurumların yayınladıkları mali tatile özel sirkülerlerde de aylık prim ve hizmet belgelerinin verilme ve prim ödeme sürelerinin mali tatil kapsamında olduğu açıklansa da, konu hakkında tereddütleri giderecek yasal bir düzenleme ya da kalıcı İdari bir açıklama yapılmadıkça yukarıda açıkladığımız görüşümüze göre hareket edilmesi tavsiyemizdir.

Diğer taraftan, her sene olduğu gibi bu yıl da 23 Temmuz 2020 tarihi öncesinde SGK tarafından aylık prim ve hizmet belgelerinin verilme sürelerinin mali tatil kapsamında olduğuna dair duyuru yayınlanması halinde dileyen işverenlerin bu açıklamaya uymalarında sakınca olmayacaktır. Sigorta Primlerinin ödeme süresi 5510 sayılı kanun gereği primlerin normal ödeme süresi takip eden ayın son günüdür.

Bu durumda 2020 yılında Haziran ayına ait aylık prim ve hizmet belgesinde beyan edilen primlerin en geç 31 Temmuz 2020 günü ödenmesi gerekmektedir. Aylık prim ve hizmet belgesinin mali tatil hükümleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusundaki çekincelerimizi yukarıda açıklamıştık. Mali tatil hükümleri içinde değerlendirilse dahi, kanunen normal ödeme süresi 31 Temmuz tarihi olduğu için bu konuda herhangi bir tereddüt yaşanmayacaktır.

11- BA – BS FORMLARI

04.02.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 396 Sıra No.lı VUK Genel Tebliği ile 2010 yılı Ocak ayından itibaren Ba-Bs Formlarının Mali İdareye gönderilme süresi takip eden ayın son günü olarak değişmiştir. Bu değişiklik öncesinde, bir aya ait formların gönderilme süresi takip eden ayın 5. gününden itibaren bir sonraki ayın 5. günü akşamına kadardı. Dolayısıyla Mayıs ayına ait formların son gönderilme süresi 5 Temmuz tarihi olduğu için Mali Tatil hükümleri uygulanabilmekteydi.

Ancak, yukarıda da açıkladığımız gibi 2010 yılından itibaren formların gönderilme süresi değiştirildiğinden ve 2020 Haziran ayına ait Ba-Bs Formlarının son gönderilme günü de 31 Temmuz 2020 günü olduğundan Mali Tatil hükümlerinin uygulanması söz konusu değildir. Mali Tatil düzenlemeleri yasal mevzuatımızda yerini almakla birlikte muhasebe meslek mensuplarına gerçekten tatil yaptıran bir düzenleme olamamıştır. 115 sayılı VUK Sirküleri ile normal beyan ve ödeme süreleri ayın 26’sına uzatılan muhtasar, damga ve KDV beyannameleri artık Mali Tatil Kanunu kapsamı dışında kalmıştır.

ÖTV beyannameleri ise zaten kanun kapsamında bulunmamaktadır. Kaldı ki; mevcut iş yoğunluğu içinde birçok görevi yerine getirmek zorunda olan muhasebe meslek mensuplarının süreklilik arz eden bir takım işlerini değil 15-20 gün birkaç gün dahi ertelemeleri kendilerine uzun geceler ve hafta sonları boyunca fazla mesai yapmak şeklinde geri dönecektir.

Tavsiyemiz, hazır işleyen kurulu bir düzenin fazla bozulmaması, eğer kapsam dahilinde işlemler varsa sağlanan birkaç günlük avantajdan faydalanılması; bilhassa itiraz, dava açma, uzlaşma…v.b. konularda olası bir hak kaybına uğramamak için zaman geçirilmeden derhal gerekli işlemlerin ve başvuruların normal süresi içinde yapılmasıdır.

Saygılarımızla,

EK 1- Mali Tatil Uygulaması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No:1)

2- 2007-56 sayılı S.G.K. Genelgesi ve 5604 Sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 2. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Tebliğ

(*) Sirkülerlerimizde yer verilen açıklamalar sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tereddüt edilen hususlarda kesin işlem tesis etmeden önce konusunda uzman bir danışmandan görüş ve destek alınması tavsiyemiz olup; sadece sirkülerlerimizdeki açıklamalar dayanak gösterilerek yapılacak işlemler sonucunda doğacak zararlardan müşavirliğimiz sorumlu olmayacaktır.

(**) Sirkülerlerimiz hakkında görüş, eleştiri ve sorularınız için aşağıda bilgileri yer alan uzmanlarımıza yazabilirsiniz.