Kur Farkı Zararları Nedeniyle Teknik İflas ve Borca Batık Durumdaki Şirketleri Koruyacak Düzenleme Yapıldı

Kur farkı zararları nedeniyle teknik iflas ve borca batık durumdaki şirketleri koruyacak düzenleme yapıldı.

14.09.2018 tarih ve 30535 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ” ile anonim ve limited şirketler ile sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi kapsamında sermayenin kaybı veya borca batık olma durumlarında uyulacak usul ve esaslar belirlenmiştir.

Söz konusu Tebliğ ile son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının ya da üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşıldığı takdirde yönetim organının, genel kurulu hemen toplantıya çağıracağı belirtildikten sonra, yönetim kurulunun ve genel kurulun izleyeceği yollar açıklanmıştır.

Buna göre, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az yarısının karşılıksız kalması halinde yönetim organı, bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunacak; genel kurul ise sunulan iyileştirici önlemleri aynen kabul edebileceği gibi değiştirerek de kabul edebilecek ya da sunulan önlemler dışında başka bir önlemin uygulanmasına karar verebilecektir.

Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde (teknik iflas hali) ise toplantıya çağrılan genel kurul; sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve Türk Ticaret Kanunu’nun 473 ilâ 475 inci maddelerine göre sermaye azaltımı yapılmasına, sermayenin tamamlanmasına veya sermayenin artırılmasına karar verecektir. Genel kurul bu tedbirlerden birine karar vermezse şirket kendiliğinden sona erecektir.

Tebliğde, şirket aktiflerinin borçlarını karşılayamadığı borca batık olma durumu için de açıklama yapılmıştır. Buna göre, borca batık olma şüphesini uyandıran işaretler varsa, yönetim organı, aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları üzerinden bir ara bilanço çıkartacaktır. Yönetim organı, hem işletmenin devamlılığı esasına hem de aktiflerin muhtemel satış değerlerine göre çıkarılan ara bilânço üzerinden aktiflerin şirket alacaklarını karşılamaya yetmediğine karar verir ve sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve Türk Ticaret Kanunu’nun 473 ilâ 475 inci maddelerine göre sermaye azaltımı yapılmasına, sermayenin tamamlanmasına veya sermayenin artırılmasına yönelik tedbir almazsa şirketin iflası için mahkemeye başvuracaktır.

Tebliğde son dönemde döviz fiyatlarındaki yüksek artışlar nedeniyle oluşan kur farkı zararları nedeniyle teknik iflasa veya borca batık duruma düşebilecek şirketleri korumak için bir düzenleme de yapılmıştır. Buna göre, 1.1.2023 tarihine kadar, Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı maddesi kapsamında sermaye kaybı veya borca batık olma durumuna ilişkin yapılan hesaplamalarda, henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsi yükümlülüklerden doğan kur farkı zararları dikkate alınmayabilecektir. Diğer bir ifadeyle dövizli borçlar nedeniyle oluşan kur farkı zararları teknik iflas veya borca batıklık hesaplamalarında dikkate alınmayabilecektir. Bu geçici düzenleme, döviz cinsinden borçlu firmaların teknik iflas veya borca batık olmalarını önleyecek isabetli bir düzenleme olmuştur.

Dr. Numan Emre ERGİN: linkedin.com/in/dr-numan-emre-ergin

Mazars Denge Vergi Hizmetleri Ortağı, Yeminli Mali Müşavir

Share