Fortune Şubat 2017, Leon Coşkun, "Vergi İncelemelerinde Zaman Aşımı"

Yönetim Kurulu Başkanımız Leon Coşkun Fortune Dergisi Şubat 2017 sayısı için kaleme aldı: "Vergi İncelemelerinde Zaman Aşımı"

VERGİ İNCELEMELERİNDE ZAMANAŞIMI

Vergi incelemesinde zaman aşımını kesmek için takdir komisyonuna sevk uygulaması hukuka aykırıdır.

Değerli Fortune okuyucularım, bu ay vergi incelemelerinde takdir komisyonu yolu ile zamanaşımı süresinin uzatılması hakkındaki değerlendirmeleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Hukuken, vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen vergiler zamanaşımına uğrar. Bu sebeple vergi incelemeleri de beş yıllık zamanaşımı süresi içinde tamamlanmak ve vergi ceza ihbarnameleri mükellefe tebliğ edilmek zorundadır.Normal koşullarda vergi incelemelerinin Vergi Usul Kanunu’na göre, tam vergi incelemelerinin bir yıl, sınırlı konularda yapılan incelemelerin ise altı ay içerisinde tamamlanması gerekmektedir. Ancak bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde de ek süre talep edilmesi mümkündür.

Vergi inceleme görevlendirmelerinin zamanaşımı süresinin sonuna bırakılması, incelemelerin iş yoğunlukları nedeniyle zamanında tamamlanamaması durumunda vergi müfettişleri tarafından incelemeler yasal sürede yapılamamakta ve takdire sevk işlemine başvurabilmektedir. Bu sevkin amacı, Vergi Usul Kanunu’nda yer alan “matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zaman aşımını durdurur” hükmünden yararlanarak tarh zamanaşımı süresini bir yıla kadar uzatma imkanı elde etmektir. Böylelikle incelenen  dönem matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk edildiğinden zamanaşımı süresi bir yıla kadar uzamaktadır. . Geçmişte takdir komisyonunda geçen süre kadar zamanaşımı süresi uzuyor ve bu süre yıllar sürüyor iken,

Anayasa Mahkemesi, zamanaşımının durma süresinin belirsizliği, makul ve adil bir sürenin bulunmaması, vergi dairesince matrah takdiri için başvurunun sırf zamanaşımını durdurmak için keyfi olarak kullanılmasında güvence sağlamayacağı, vergi tahsilatında haksız gecikme faizi uygulanacak olması, yükümlünün vergi yükünü artırarak haksız sonuçlar doğmasına neden olacağı, vergilemede hukuksal kararlılığın sağlanması gerektiği, sürelerin açık, belirgin, somut ve öngörülebilir olmasının, keyfiliğe izin verilmemesinin yasallık ve hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu gibi gerekçelerle ilgili düzenlemeyi iptal etmişti.

TBMM ise takdir komisyonuna matrah takdiri için başvurulması halinde, işlemeyen sürelerin bir yıldan fazla olmayacağı yönünde bir düzenleme yaparak Anayasa Mahkemesi kararına uyum sağlamaya çalışmıştır.

Ancak pratikte, eski uygulamalar devam etmekte, vergi denetim elemanları zamanaşımı süresinin son yılında incelemenin tamamlanamaması nedeniyle söz konusu dönemi matrah takdiri için takdir komisyonuna sevk etmektedir. Böylece uzayan bir yıllık sürede vergi denetim elemanları incelemeyi devam ettirmekte, mükelleften bilgi, belge ve ifade alarak incelemeyi tamamlamakta, raporlarını takdir komisyonuna matrah takdiri için göndermekte, takdir komisyonları da herhangi bir takdir nedeni olmaksızın, sadece vergi inceleme raporlarında yer alan hususları dikkate alarak mükellef adına matrah takdir etmektedirler. Bu uygulamanın mükelleflerce yargıya taşındığını ve Danıştay’ın da vermiş olduğu müstakar hale gelmiş kararlarla uygulamanın hukuka aykırılığını kabul ettiğini belirtmekte yarar görmekteyiz. Buna rağmen, vergi denetim elemanları zaman aşımını uzatmak üzere takdir komisyonuna sevk işlemlerine devam etmektedirler.

Takdire sevk işlemi vergi incelemesini durdurur. Artık sorumluluk takdir komisyonundadır ve komisyon, sektör, şirketin aktif büyüklüğü, cirosu gibi somut bilgilere dayanarak ve kendi araştırması çerçevesinde matrah takdiri yapar. Yoksa bir taraftan takdir işlemi yapılırken, diğer taraftan incelemenin devam ettirilmesi hem yasalara aykırıdır, hem de kanunda belli bir uygulamaya yönelik yapılmış bir düzenlemenin haksız yere, yasanın amacına aykırı bir şekilde kullanılması sonucunu doğurmaktadır.

Zamanaşımı süresinin dolmasına 3 aydan az zaman kaldığı takdirde vergi inceleme görevinin verilmemesinin sağlanması yönünde bir kanuni düzenlemenin gereksiz vergi ihtilaflarını önleme açısından bir çözüm sağlayacağına ve aynı zamanda bunun mükellef hukuku açısından da önemli olduğuna inanmaktayım. 

Share