Fortune Yatırım İklimi Haziran 2016, Melek Yatırımcılar ve Vergisel Teşvikler

Vergi Direktörlerimizden Güray Öğredik'in kaleme almış olduğu "Melek Yatırımcılar ve Vergisel Teşvikler" başlıklı yazısı Fortune Yatırım İklimi Haziran 2016 sayısında yayınlanmıştır.

Melek Yatırımcılar ve Vergisel Teşvikler

Türkiye'de girişimciliğin artması için çeşitli yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bunlardan birisi de melek yatırımcıların vergisel yönden teşvik edilmesidir.

Girişimcilik dünyasında son yıllarda en çok duyulan kavramlardan biri olan “FinTech”, finansal hizmetlerin daha iyi, daha hızlı ve daha kolay verilmesi amacıyla finans ve teknolojinin bir araya gelmesi olarak tanımlanıyor. FinTech, teknolojinin yardımıyla finansal hizmetleri daha kullanıcı dostu hale getirerek, tüketicilerin finansal hizmetlere erişiminin yeni yollardan sağlanmasını amaçlıyor ve bu yolla finans dünyasına dijitalleşmeyle hız, esneklik, bireysel çözümler getiriyor. Fintech girişimlerinin yakın gelecekte bankalara alternatif değil ama destekleyici bir rol üstleneceği söylenmekte. Bugün pek çok global banka, fintech girişimleri için fon oluşturmaya başladı. Yakın gelecekte bankaların bazı fintech girişimleri satın aldıklarını da görebiliriz. Ancak fintech girişimlerinin bu alanda başarılı olması için büyümeleri gerekiyor. Bu noktada melek yatırım sermayesi girişimcilerin tam da aradığı şey! Melek yatırımcılık henüz başlangıç aşamasında olan bir iş fırsatına, ileriki süreçlerde büyümesi ve gelişmesi için sermaye ve bilgi birikimi sağlamaktır. Melek yatırımcılar ise gelecek vaat eden ancak sermaye, tecrübe ve network sıkıntısı çeken bu başlangıç aşamasındaki girişimlere bireysel olarak hem finansman hem de bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran kişilerdir.

Ülkemizde girişimciliğin artması için çeşitli yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bunlardan birisi melek yatırımcıların vergisel yönden teşvik edilmesidir. Melek yatırımcı mevzuatımızda Bireysel Katılım Yatırımcısı (BKY) adı altında düzenlenmiştir.  BKY, 4059 sayılı Kanunun ek 5. maddesi kapsamında Hazine Müsteşarlığınca devlet desteklerinden yararlanmaları için kendilerine lisans verilecek olan, kişisel varlıklarını ve/veya tecrübe ve birikimlerini başlangıç veya büyüme aşamasındaki girişimlere aktaran gerçek kişi yatırımcılardır. Yatırım yapılacak girişim şirketi tam mükellef statüsünde A.Ş. olmalı, BKY’nin iştirakinden önceki son iki mali yıldaki net satışları yıllık 5.000.000 TL den az olmalı, çalışan sayısı elliden az olmalı, BKY’nin kendisine, eşine, kendisinin veya eşinin altsoyu ve üstsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımlarına ve kayın hısımlarına idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunmamalı ya da nüfuzu altında olmamalı, başka bir şirketin kontrolünde olmamalı, Müsteşarlıkça ilgili Yönetmelikte belirlenen devlet desteği sağlanacak sektörlere ilişkin listedeki sektörlerde veya faaliyetlerde bulunmalıdır.

GVK Geçici 82. maddesi kapsamında vergi desteğinden yararlanmak için BKY’lerin Müsteşarlık tarafından “Bireysel Katılım Sermayesi Hakkında Yönetmelik”te belirtilen kriterleri yerine getirmeleri ve iktisap ettikleri girişim şirketlerine ait iştirak hisselerini en az iki tam yıl (730 gün) elde tutmaları şarttır. İki yıllık süre, girişim şirketi adına açılan ortaklık banka hesabına nakdi sermayenin yatırıldığı tarihte başlar. İki yıllık sürenin başlaması ve BKY tarafından taahhüt edilen sermayenin vergi desteğinden yararlanabilmesi için ilgili taahhüt tutarının nakit olarak ortaklık banka hesabına yatırılması zorunludur. BKY’ler, iktisap ettikleri hisse senetlerinin alış bedelinin %75’ini yıllık beyannamelerine konu kazanç ve iratlarından hisselerin iktisap edildiği dönemde indirebilirler. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK ile KOSGEB tarafından belirlenen AR-GE ve yenilik programları kapsamında, vergi desteği için Müsteşarlığa başvurulan tarihten itibaren projesi son beş yıl içinde desteklenmiş girişim şirketlerine iştirak sağlayan BKY’ler için bu oran %100 olarak uygulanır. Yıllık indirim tutarı 1.000.000 TL’yi aşamaz. Hisselerin iktisap edildiği döneme ilişkin beyannamede bildirilen kazanç ve iradın yetersiz olması nedeniyle indirilemeyen tutarlar, izleyen yıllarda Vergi Usul Kanununa göre ilgili yıllar için hesaplanan yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle indirim konusu yapılabilir. İndirim uygulamasından, 31/12/2017 tarihine kadar gerçekleştirilecek yatırımlarla ilgili olarak yararlanılabilecektir. Bakanlar Kurulu 31/12/2017 tarihini beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir. Kanaatimizce bu süre uzatımı yapılacaktır. Geçici Madde 82, yeni GVK taslağında yürürlükten kaldırılmayacak maddeler arasında sayılmıştır. GVK mükerrer madde 80’e göre iki tam yıldan uzun süre elde tutulan tam mükellef kurumlara ait olan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar tutarı ne olursa olsun vergiye tabi değildir. Dolayısıyla melek yatırımcı, hisse senetlerini satması halinde elde edeceği kazanç vergiye tabi olmayacaktır. Yeni GVK taslağında ise hisse senetlerinin elde tutulma süresine göre %40 ilâ %75 arası bir istisna uygulanması öngörülmektedir. 

FinTech alanındaki girişimcilerin pek çoğunun genç girişimciler olması şaşırtıcı olmayacaktır. GVK’nın “Genç girişimcilerde kazanç istisnası” başlıklı mükerrer 20. Maddesinde genç girişimcileri teşvik amacıyla bir düzenleme yapılmıştır.  Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 29 yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, yasa maddesi ile 292 No.lu GVK Genel Tebliğindeki şartların sağlanması halinde gelir vergisinden istisna olacaktır. Ancak bu genç girişimciler yukarıda bahsedilen melek yatırımcılardan fon sağlamak istiyorlarsa küçük bir sermaye ile bireysel mükellef olarak başladıkları iş yaşamlarında şirketleşmek durumunda kalacakları için, bu kazanç istisnasından daha sonrasında yararlanamayacaklardır.

Melek yatırımcılara hisse senetleri sermaye artırımı ile verilecektir. Melek yatırımcının yatırdığı paranın şirkette kullanılması esastır ve yönetmelik gereği bu para şirket banka hesabına yatırılmak zorundadır. KVK’nın 10/1-(ı) maddesine göre, şirketlerde gerçekleştirilen nakit sermaye artışları üzerinden söz konusu maddeye göre her yıl hesaplanacak bir tutarın kurum kazancından indirilmesi mümkündür. Melek yatırımcı vasıtasıyla sağlanan ek nakit sermaye şirkete bu sayede vergi avantajı da sağlayacaktır.

Fintech alanında faaliyet gösteren girişim şirketinin geliştirdiği teknolojik faaliyet eğer bir yenilik içeriyor ise TÜBİTAK, KOSGEB gibi kuruluşlardan ve ilgili Bakanlıklardan destek alınması da mümkündür. Diğer taraftan bu şekilde projesi desteklenen şirketlerde melek yatırımcıların hisse alış bedellerinin %100’ünü vergiye tabi kazançlarından indirme olanağı olacağından, bu şirketlerin melek yatırımcı çekmesi daha kolay olacaktır. Diğer taraftan, TÜBİTAK tarafından desteklenen projesi için yapılan harcamaların 5746 sayılı Kanun kapsamında Ar-Ge indirimi olarak dikkate alınması mümkün olup, söz konusu kanundaki diğer teşviklerden de yararlanılabilir.

Günümüzde X kuşağı olarak adlandırılan bizler bile oturduğumuz yerden parmaklarımızın ucunda pek çok şeyi yapmaya alışmış ve bunu giderek daha çok seviyorken, Y kuşağının iş yaşamına hâkim olacağı yıllarda ve hele ki teknoloji içine doğan Z kuşağının şu anda öngöremediğimiz teknolojikler gelişmeler yaratarak yaşam tarzımızı, alışkanlıklarımızı, bildiklerimizi, kısacası dünyayı kökten değiştirecekleri aşikârdır. 

Share