Fortune Şubat 2016, Vergi Kanunlarında Beklenen Değişiklikler

Yönetim Kurulu Başkanımız Leon Coşkun kaleme aldığı "Vergi Kanunlarında Beklenen Değişiklikler" başlıklı yazısı Fortune Şubat 2015 sayısında okuyucularla buluşmuştur.

Vergi Kanunlarında Beklenen Değişiklikler 

Değerli Fortune okuyucuları, bu ayki yazımda Vergi Usul, Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi Kanunlarının yeniden düzenlenmesi ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.

Bildiğiniz üzere Vergi Usul Kanunu ile Gelir Vergisi Kanunu sırasıyla 1960 ve 1961 yıllarında vergi mevzuatımıza girmiş ve bugüne kadar birçok değişikliğe uğramıştır.  Kurumlar Vergisi Kanunu ise 2006 yılında tamamen değişmiş, açık ve sade bir yazım dili kullanılarak anlaşılabilir bir hale getirilmiştir. Her ne kadar Kurumlar Vergisi Kanunu diğer kanunlara göre yeni bir kanun ise de gerek vergi idaresi gerekse mükellefler tarafından oldukça özümsenmiş bir haldedir. Özellikle transfer fiyatlandırması, örtülü sermaye, kontrol edilen yabancı kurum gibi mevzuatımıza yeni giren ve reform niteliğindeki düzenlemelerin  bugün yavaş yavaş uygulamada oturmaya başladığını söyleyebiliriz.  

Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunları temel kanunlarımızdan olup, Vergi Usul Kanunu da bu kanunların uygulaması ile ilgili usulün düzenlendiği temel kanundur. Dolayısıyla bu kanunların yeniden kaleme alınması kamuoyuna açık bir şekilde ve ilgili tüm tarafların iştiraki ile yapılmalıdır. Çünkü bu değişiklikler ekonominin en uç noktalarına kadar etki yaratacaktır.  

Yeni hükümet programında yer aldığı üzere Vergi Usul Kanunu yeniden yazılmakta,  Kurumlar Vergisi Kanunu ise yürürlükten kaldırılarak Gelir Vergisi Kanunu’nun içine monte edilmektedir. Vergi kanunlarının günün ihtiyaçlarına göre zaman zaman yeniden düzenlenmesini gerekli gördüğümü, bu sektörde kırk yıldan uzun süredir görev yapan bir kişi olarak belirtmek isterim. Ekonomik, sosyal ve teknolojik koşulların hızla değişmesi kanunlarda da buna paralel değişikliklerin yapılma ihtiyacını ortaya  çıkarmaktadır. Ancak söz konusu değişiklikler yapılmadan önce bu değişikliğin nedenlerinin ve ihtiyaçların mutlaka kamuoyu ile paylaşılarak tartışılması gerekmektedir. Çünkü yapılan değişiklikler sadece Gelir, Kurumlar ve Vergi Usul Kanunlarının belirli maddelerinde değil, kanunun tamamında yapılmaktadır. Bu durum, söz konusu vergilerin tarafı konumunda olan vergi mükelleflerini, vergi idaresini ve vergi yargısını doğrudan etkileyecektir. Bu çerçevede Kurumlar Vergisi Kanunu’nun kaldırılarak Gelir Vergisi Kanunu ile birleştirilmesinin mükellef, idare ve vergi yargısı için ne gibi katkıları olacaktır? Bu birleşik kanun yapısından nasıl bir sonuç beklenmektedir? Acaba böyle bir birleşme ile daha karmaşık bir vergi düzenlemesi ile karşı karşıya kalma riski var mıdır? Tüm bu soruların olumlu yanıtı alınmadan düğmeye basmak beklenmedik sorunları da gündeme taşıyabilir.

Uzmanların bile anlamakta ve yorumlamakta zorluk çektiği, ihtilaflara açık düzenlemeler yerine daha basit ve anlaşılabilir vergi kanunlarının uygulanmasını tüm mükellefler adına umuyor ve bekliyoruz. Özellikle bir veya iki sayfayı bulan kanun maddelerinden vaz geçilerek kısa ve açık bir şekilde kaleme alınmış basit maddelerin gerekliliğine tekrar dikkat çekmek isterim. Maddenin sonuna gelindiğinde maddenin başında ne yazıyordu diye hatırlamak için maddenin başına dönülerek yeniden anlamaya çalışılması var olan sorunları daha da karmaşık hale getirmektedir. Ayrıca, yıllardır uygulanan kanunların yeniden yazılması yargı kararları, tebliğler, özelgeler, sirkülerler gibi geçmiş birikimlerin zedelenmesine neden olabilir. Özellikle Kurumlar Vergisi ve Gelir Vergisi Kanunlarının birleştirilmesi daha önce ayrı ayrı uygulanan kanunların yapısını bozabilir ve öngörülemeyen zararlara sebep olabilir. Bu nedenle kanunlarda bu ölçekte yapılacak değişikliklerin sebeplerinin mutlaka kamuoyuna anlatılması, söz konusu değişikliklerin vergi gelirlerini artırmak için mi, yoksa hatalı uygulamaların düzeltilmesi ve mükelleflerin vergi kanunlarında yer alan haklarının genişletilmesi için mi yapıldığının kamuoyu ile paylaşılması çok önemlidir. Aksi halde beklenen faydanın sağlanması bir yana, zaten karmaşık olan vergi konusu daha da içinden çıkılmaz hale gelebilecektir.