Sendikal Tazminat Ödemelerinin Vergi Ve Sosyalgüvenlik Hukuku Açısından Değerlendirilmesi

Sendikal Tazminat Ödemelerinin Vergi Ve Sosyalgüvenlik Hukuku Açısından Değerlendirilmesi

Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi Ekim 2015 sayısında yayımlanmıştır.

Hakan KEKLİKCİ

 

SMMM / Mazars-Denge Denetim YMM A.Ş.-Md.Yrd.

 

Özet

İşverenler, sendikal nedenlerle çalışanlarının iş akdini sonlandırmaları halinde sendikal tazminat ödeme yükümlülüğü ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Sendikal tazminatın vergilendirilmesi hususu; uygulamada sıklıkla rastlanılan kıdem, ihbar, işe iade vb. bir tazminat türü olmaması münasebetiyle yürürlükteki mevzuat göz önünde bulundurulduğunda soru işaretleri barındırmaktadır. Çalışmamızın kapsamını sendikal tazminat konusunun yürürlükteki vergi ve sosyal güvenlik kanunları açısından değerlendirilmesi, bu konudaki düzenlemelerin yetersizliği ve konu hakkındaki değerlendirmemiz oluşturmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Sendikal tazminat, gelir vergisi, damga vergisi.

1. Giriş

Çalışanların sendika kurma ve sendikaya üye olma hakları Anayasa'nın 51. maddesinde düzenlenmiş ve güvence altına alınmıştır. Ayrıca 7.11.2012 tarihinde 2821 sayılı Sendikalar Kanunu yerine işçi ve işveren sendikaları ile konfederasyonların kuruluşu, yönetimi, işleyişi, denetlenmesi, çalışma ve örgütlenmesine ilişkin usul ve esaslar ile işçilerin ve işverenlerin karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumları ile çalışma şartlarını belirlemek üzere toplu iş sözleşmesi yapmalarına, uyuşmazlıkları barışçı yollarla çözümlemelerine, grev ve lokavta başvurmalarına ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacıyla 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu yürürlüğe girmiştir.  İlgili kanunun 25. maddesinde iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21. maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.

Çalışmamızın kapsamını, sendikal tazminat konusunun yürürlükteki vergi ve sosyal güvenlik kanunları açısından değerlendirilmesi, bu konudaki düzenlemelerin yetersizliği ve konu hakkındaki değerlendirmemiz oluşturmaktadır.

 

2.Sendikal Tazminatın Gelir Vergisi Karşısındaki Durumu

Gelir Vergisi Kanunu'nun Tazminat ve Yardımlar başlıklı 25. maddesinde:

"Aşağıda yazılı tazminat ve yardımlar Gelir Vergisi'nden müstesnadır:

1. Ölüm, engellilik, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımlar,"hükmüne yer verilmiştir.

Görüleceği üzere hangi tazminat ve yardımların gelir vergisinden muaf olduğu Kanunun 25. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır.

Bu noktada vurgulamak gerekir ki, her türlü tazminat ve yardım gelir vergisinden müstesna olmayıp, müstesna olanlar 25. maddede sayılmıştır.  İlgili hükümde "İşe Başlatmama Tazminatı"  gelir vergisinden müstesna edilmiştir.

"Sendikal Tazminat" özü itibariyle "İşe Başlatmama Tazminatı"ndan çok uzak gözükmese de, iki tazminat türünün aynı nitelikte kabul edilip edilemeyeceğinin, var ise ayrımlarının doğru olarak tanımlanması konunun gelir vergisi açısından değerlendirilmesi safhasında önem arz etmektedir.

İşe Başlatmama Tazminatı/Sendikal Tazminat Ayrımı

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 25. maddesinde;

"Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, 4857 sayılı Kanunun 18, 20 ve 21'inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21'inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez."

hükmüne yer verilmiştir.

İlgili maddede yer alan:

' Sendikal Tazminat: İşe başlamama koşuluna bağlı değildir.

' İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez.

açıklamaları iki tazminat arasındaki farkı ortaya koymaktadır.

Maddede yer alan açıklamalardan "Sendikal Tazminat" ile "İşe Başlatmama Tazminatı" nın birbirinden farklı ve  -İşe başlatmama durumunda iki tazminatın bir arada verilmemesi durumu haricinde- bağımsız iki tazminat olduğu sonucu çıkmaktadır.

Konuyla ilgili olarak sendikal tazminatın gelir vergisinden muaf olup olmadığına ilişkin bir davada yargı "...uygulamada kıdem tazminatından gelir vergisi düşülmediği ve lehe yorum ilkesi uyarınca sendikal tazminatın da gelir vergisinden istisna tutulması gerektiği.." yolundaki direnme kararına karşı Hukuk Genel Kurulu, "... kıdem tazminatı Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesinin yedinci bendinde açıkça gelir vergisinden istisna edilmiş olup, sendikal tazminat yönünden bu konuda yasal bir düzenleme bulunmadığından ..."   sendikal tazminatın gelir vergisi kesintisine tabi olduğu sonucuna varmıştır.

Hukuk Genel Kurulu'nun yukarıda yer verilen kararı "İşe Başlatmama Tazminatı'nın 25. maddede yer alan istisnalara eklenmesinden önce verilmiştir. Görüleceği üzere "İşe Başlatmama Tazminatı" ile "Sendikal Tazminat" yerine "Kıdem Tazminatı" ile "Sendikal Tazminat" karşılaştırılmasına gidilmiştir. Bu anlamda bağlayıcı değil, fikir vericidir.

Yukarıda da değinildiği üzere konu mevcut Gelir Vergisi Kanunu düzenlemelerinde ya da yargı mercilerinde netlik kazanmamakla birlikte, sendikal tazminatın vergi hukuku bakımından niteliği ve gelir vergisinden istisna edilen diğer tazminatlardan farkları gözetildiğinde vergi kesintisine tabi olacağı sonucuna varılmaktadır.

 3.Sendikal Tazminat Gider Olarak Dikkate Alınabilir mi?

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 6. maddesinde; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmış olup, safi kurum kazancının tespitinde hangi giderlerin hasılattan düşüleceği, gerek Gelir Vergisi Kanunu, gerekse Kurumlar Vergisi Kanununun ilgili maddelerinde sayılmış bulunmaktadır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 40. maddesinde; işle ilgili olmak şartıyla, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatların gider olarak dikkate alınabileceği hükmüne yer verilmiştir.

Bizim görüşümüz sendikal tazminatın ticari faaliyet çerçevesinde personelin geçmiş dönemde sağladığı hizmetler nedeniyle kanun emrine dayandırılarak ve mahkeme kararına istinaden personele ödenen bir tazminat olduğu bağlamında bu tutarın vergi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınmasının mümkün bulunduğu yönündedir.

Fakat unutulmamalıdır ki idarenin konuya bakış açısı farklı olabilecektir. İdare, sendikal tazminatın, niteliği itibariyle teknik anlamda bir tazminat olmadığını işverenin kusurundan kaynaklandığını (sendikal amaçlı işten çıkartma) bu bağlamda "medeni ceza" veya "özel ceza" niteliğinde olduğunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu 11. madde kapsamında indirime konu edilemeyeceğini ileri sürerek durumu eleştiri konusu yapılabilir.

Kaldı ki idarenin bu tür tazminatların mahkeme kararına dayalı olsa bile firmanın şahsi kusurundan kaynaklandığı bu nedenle gider yazılamayacağı yönünde görüşleri de mevcuttur.

4.Sendikal Tazminatın Damga Vergisi Karşısındaki Durumu

Damga Vergisi Kanunu I Sayılı Tablo'da "Maaş, ücret, gündelik, huzur hakkı, aidat, ihtisas zammı, ikramiye, yemek ve mesken bedeli, harcırah, tazminat ve benzeri her  ne adla olursa olsun hizmet karşılığı alınan paraların ' (binde) 7,59 oranında damga vergisine tabi olduğu' hükmüne yer verilmiştir.

İlgili hüküm kapsamında ayrılan personele ödenen  sendikal  tazminat  bedelleri  üzerinden  ' 7,59 oranında damga vergisi  hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir.

5.Sosyal Güvenlik Hukuku Açısından Değerlendirme

Sendikal tazminatlar 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu 80. madde kapsamında tanımlandığı şekilde ücret niteliğinde olmadığından, çalışana ödenen sendikal tazminat bedelleri üzerinden prim kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

6. Sonuç

Sendikal tazminat konusu yukarıda detaylı şekilde vergi ve sosyal güvenlik hukuku açısından değerlendirilmiş olup konu, görüşümüzü de içerecek şekilde aşağıda özetlenmiştir:

'Uygulamada "Sendikal Tazminat" bedelleri üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılıp yapılmayacağı konusunda bir netlik bulunmamakla birlikte,  yargıda kesinleşen bazı kararlardan hareketle ve sendikal tazminatın vergi hukuku bakımından niteliği gözetildiğinde vergi kesintisine tabi bir ödeme olduğu sonucu çıkmaktadır. Bu sebepten görüşümüz sendikal nedenlerle iş akdi sonlandırılan personellere gerçekleşecek ödemeler üzerinden vergi sorumlusu sıfatıyla gelir vergisi kesintisi yapılarak beyan edilmesi gerektiği yönündedir.  Ödeme brüt değil net olarak yapılmalıdır.

Ayrıca belirtmek isteriz ki, mahkemeler üzerinden gerçekleştirilen ödemelerde kimi zaman net tutarlar kabul edilmemektedir.

İdarenin bu tür tazminatların mahkeme kararına dayalı olsa bile firmanın şahsi kusurundan kaynaklandığı bu nedenle gider olarak dikkate alınamayacağı yönünde görüşleri bulunmaktadır.

Fakat tazminatın ticari faaliyet çerçevesinde ve mahkeme kararına istinaden ödenmiş olması sebebiyle bizim görüşümüz sendikal tazminat bedellerinin gider olarak dikkate alınabileceği yönündedir.

 Sendikal tazminat bedelleri üzerinden  ' 7,59 oranında damga vergisi hesaplanarak beyan edilmesi gerekmektedir.

Sendikal tazminat bedelleri üzerinden prim kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

Kaynakça

-ÖZTÜRK, Berna / Sendikal Tazminat,

http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2013-4/3.pdf, 24.06.2015

-EKMEKÇİ, Ömer - UÇUM Mehmet / İş Güvencesi Tazminatı Gelir Vergisi'ne Tabi midir?,

http://www.turkhukuksitesi.com/makale_891.htm, 24.06.2015

----------o----------

Share